Op. Dr. Feridun Elmas Beklentim Karşılanmadı
Dr. Feridun Elmas’a iki kulağımdan da kulak küçültme ameliyatı olmak için başvurdum ve 28 Temmuz 2026 tarihinde her iki kulağım da aynı seansta, lokal anestezi altında ameliyat edildi. Ameliyat öncesinde ve operasyon sırasında, kulağımın doğal sınırlar içinde değil, estetik açıdan mümkün olduğu kadar belirgin ve maksimum düzeyde küçültülmesini özellikle talep ettim. Sınırlı bir küçültme istemediğimi açıkça ifade ettim.
Ayrıca kulağımdaki dışarıda duran kıkırdak kısmının törpülenmesini de net bir şekilde talep ettim. Buna rağmen doktor, bu talebimle ilgili olarak “Seni sevmediğim bir doktora göndereyim, o yapsın; ben yapmam.” şeklinde bir ifade kullandı ve bu isteğim yerine getirilmedi. Bir doktorun, hastasının ameliyat öncesi açıkça belirttiği talebe bu şekilde yaklaşmasını ve bu talebi tamamen yok saymasını kesinlikle kabul etmiyorum.
Ameliyat sonrasında kulaklarımda istediğim belirgin küçülmenin sağlanmadığını gördüm. Üstelik iki kulağım arasında belirgin bir görüntü farkı oluştu. Kıkırdak kısmı hâlâ dışarıda duruyor ve kulaklarımın genel görüntüsü benim açımdan ameliyat öncesine göre bile daha rahatsız edici bir hal aldı. Kulaklarımın kıvrım bölgeleri de düzgün şekilde dikilmediği için kıvrımlar düşmüş durumda, kıvrım kısmında belirgin bir düşüklük oluşmuş ve estetik açıdan beklediğim görünümden tamamen uzak bir sonuç ortaya çıkmıştır.
Ameliyat sırasında yapılacağı söylenen işlemlerin uygulanmaması, kıkırdak kısmının törpülenmemesi ve kulak kıvrımlarının doğru şekilde dikilmemesi nedeniyle ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Ameliyatı yaptırmaktaki temel amacım kulaklarımın belirgin ve maksimum düzeyde küçülmesiydi fakat bu beklentim karşılanmadı.
Bu süreçte ya kulaklarımın ilk başta talep ettiğim şekilde, belirgin ve maksimum düzeyde küçültülüp düzeltilmesini ya da ödediğim ücretin iade edilmesini talep ediyorum.
Şikayet No: 36902614 Konu: İmzalı Aydınlatılmış Onam Formu ve Tıbbi Mevzuat Çerçevesinde Şikayete İlişkin Kamuoyu ve Haklılık Açıklamamızdır. Sayın Hastamız / Kamuoyunun Bilgisine, Kurumumuzda icra edilen tüm cerrahi müdahaleler, hasta hakları mevzuatına, uluslararası tıbbi literatüre ve aydınlatılmış onam esaslarına tam uygun olarak yürütülmektedir. Şikayete konu olan hastamız ile operasyon öncesinde detaylı muayene yapılmış, "Kulak Küçültme Ameliyatı (Redüksiyon Otoplasti / Makrotia Onarımı) Aydınlatılmış Onam Formu" içeriğindeki tüm teknik detaylar, ameliyatın amacı, anatomik oranlar ve iz politikası kendisine anlatılarak metin hastamızın özgür iradesi ve ıslak imzası ile onaylanmıştır. Tarafımızca imzalanan Onam Formu ve meri Tıp Hukuku mevzuatı uyarınca: Anatomik ve Cerrahi Amaç Sınırları (Onam Formu Madde 1 ve 2) : Onam Formumuzun 1. Ve 2. Maddelerinde açıkça belirtildiği üzere; ameliyatın amacı kulağın üst (skafa), orta (konka) ve alt (lobül) kısımları arasındaki doğal %33 - %43 - %23 oranlarını kurmaktır. Güncel cerrahi tekniklerde kulağın dış kıvrımı olan heliks korunmakta ve izler oluk içerisine gizlenmektedir. Operasyon esnasında hastamızca anlık talep edilen "heliks (kulak dış katlantısı) kısmının törpülenmesi" işlemi ise tıbbi literatürde bulunmayan, kulak dış anatomik çatısını çökerterek kalıcı estetik ve fonksiyonel deformasyona (şekil bozukluğuna) yol açacak gayriilmi bir istek niteliğindedir. Tıbbi İndikasyon ve "Zarar Vermeme" İlkesi (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 5) : Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 5. Maddesi gereğince "Tıbbi gereklilik (indikasyon) dışında müdahale yapılamaz." Tıbbi faydası olmayan, aksine doku bütünlüğünü bozup hastaya doğrudan zarar verecek ütopik bir isteğin reddedilmesi hekimin evrensel "Premium Non Nocere" (Önce Zarar Verma) ilkesi ve kanuni zorunluluğudur. Aydınlatılmış Onamın Sınırları : Onam belgesinin 5. Maddesinde hastamız, "müdahalenin amacını, izlerin kulak kıvrımlarına nasıl gizleneceğini ve sınırlarını anladığını" beyan ve taahhüt etmiştir. Onam alınmayan ve risk/fayda analizi önceden yapılmayan bir müdahalenin ameliyat anında icra edilmesi hukuken onay dışı müdahale (TCK m. 86) teşkil edeceğinden bu suçtur ve talebin reddi hukuki bir zorunluluktur. Hastanın Kontrol ve Takip Yükümlülüğünü İhlali (Onam Formu Madde 3 & hhy m. 42) : Onam Formunun 3. Maddesinde düzenlendiği üzere, ameliyat sonrası pansuman ve doktor takipleri iyileşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Ameliyatı son derece başarılı geçen hastamız, tıbbi davetlerimize rağmen ameliyat sonrası kontrollerine gelmeyerek takip sürecini kendi iradesiyle aksatmıştır. Hastanın kontrollerine gelmediği randevu sistemimiz ve WhatsApp yazışmalarında bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 506 uyarınca hekimin özen ve sadakat borcu; icabında hastayı, kendisine zarar verecek tıbben imkansız taleplerine karşı da korumayı gerektirir. Hastamızın tıbbi deontolojiye ve hukuka aykırı bu isteğinin reddedilmesi tamamen kendisini ve ameliyatın estetik başarısını koruma amacına dayanmaktadır Ayrıca hekimin Hastayı Kendisine Karşı Koruma Ödevi (tbk m. 506) uyarınca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında hekimin vekalet borcu (özen borcu) çerçevesinde; "Hastanın bilinçsiz veya estetik açıdan kendisine zarar verecek taleplerine hekimin uymak zorunda olmadığı, aksine hastayı korumakla yükümlü olduğu" açıkça ifade edilmiştir. Hastayla akdedilen ve imzalanan "Kulak Küçültme Ameliyatı Aydınlatılmış Onam Formu" çerçevesinde taahhüt edilen tıbbi edim (kulağın üst/orta/alt oranlarının küçültülmesi) eksiksiz, ayıpsız ve tıp sanatına uygun şekilde icra edilmiştir. Haklı ve hukuki bir sebep olmaksızın, literatür dışı ve hastanın sağlığına zarar verecek bir talebin (heliks törpüleme) reddedilmesi nedeniyle ücret iadesi talebinde bulunulması Borçlar Kanunu borçlar hukuku ilkelerine tamamen aykırıdır. Türk Medeni Kanunu m. 6 uyarınca iddia sahibi, iddiasını dayandırdığı olguları ispat etmekle yükümlüdür. Hastanın ameliyatta ayıp veya malpraktis (tıbbi hata) bulunduğuna ilişkin iddialarını ve buna bağlı ücret iadesi talebini kabul ettirebilmesi için; durumu Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu veya Üniversitelerin Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalı Bilirkişi Heyetlerinden alacağı kesinleşmiş tıbbi raporla kanıtlaması hukuki bir zorunluluktur. Hekim, estetik kaygılardan ziyade öncelikle hastanın anatomik bütünlüğünü ve sağlığını korumakla özen borcu (tbk m. 506) altında yükümlü olduğundan, ayıplı bir ifa bulunmamaktadır. Kurumumuz ve hekimimiz, hastanın rızasıyla imzalanan onam belgesine, tıp etiğine ve kanunlara tam bir sadakatle bağlı kalmış olup, haksız ve dayanaksız iddialara karşı legal haklarımızı saklı tuttuğumuzu kamuoyuna bildiririz. Saygılarımızla, Op. Dr. Feridun Elmas Klinik Yönetimi
Tarafınızca yayımlanan cevap, şikayetimin esasına yanıt vermek yerine uzun mevzuat alıntıları, tıbbi terimler ve onam formu üzerinden tarafınızı haklı göstermeye yönelik bir açıklamadan ibarettir. Aydınlatılmış onam formunu imzalamış olmam; yapılan işlemin sonucundan koşulsuz şekilde memnun olmak zorunda olduğum, ortaya çıkan sonucu eleştiremeyeceğim veya deneyimimi bu platformda paylaşamayacağım anlamına gelmez. Onam formu hastanın şikayet ve eleştiri hakkından feragat belgesi değil. Benim şikayetimin özü tarafınızca anlatıldığı gibi yalnızcaameliyat sırasında “heliks törpülenmesi” talebimin reddedilmesi değil. Operasyon öncesinde mümkün olduğunca küçültülmesini, doğal görünümden ziyade belirgin bir küçülme istediğimi açıkça ifade ettim. Buna rağmen ortaya çıkan sonuç talebimle örtüşmedi. İki kulağım arasında belirgin görünüm farkı oluşması, kulak kıvrımının düşmesi şikayetimde açıkça belirttiğim hususlardır. Buna rağmen cevabınızda bu somut sonuçlara tatmin edici bir açıklama getirilmemiştir. Eğer benim operasyon öncesinde açıkça bildirdiğim taleplerim hekimin uygulayacağı tekniğe, tıbbi yaklaşımına estetik anlayışına uygun değilse, bunun ameliyattan önce tarafıma açıkça söylenmesi gerekirdi. Hastanın talebi operasyondan sonra “gayriilmi”, “ütopik” veya kendisine zarar verecek bir talep gibi nitelendirilerek şikayetin özü değiştirilemez. Ayrıca “kontrollerine gelmedi” şeklindeki savunmanız cevap değildir. Kontrole gelmiş olmam yeterince küçültülmeyen kulağımı küçültmeyecek, iki kulağım arasındaki belirgin görünüm farkını değiştirmeyecek, düşen kulak kıvrımını kendiliğinden düzeltmeyecekti. Şikayet ettiğim hususlar rutin kontrol veya pansumanla giderilebilecek durumlar değil, operasyon sonucunda ortaya çıkan estetik problemlerdir. Dolayısıyla şikayet ettiğim sonucu açıklamadığı gibi operasyonun sonucuna ilişkin memnuniyetsizliğimi de geçersiz kılmaz. Kendi gerçekleştirdiğiniz işlemi “son derece başarılı”, “eksiksiz” ve “ayıpsız” olarak nitelendirmesi bu değerlendirmeyi tartışılmaz bir gerçek haline getirmez. Rapor ibrazını şikayet hakkımın ön koşulu gibi göstermeniz hukuken dayanaksızdır. Ben burada mahkeme kararı vermiyor, yaşadığım hizmet deneyimi sonucundan neden memnun olmadığımı açıklıyorum. Sayfalarca mevzuat yazılması, tıbbi terminoloji kullanılması tarafınızı kendiliğinden haklı çıkarmaz benim şikayet hakkımı ortadan kaldırmaz. Beni bilinçsiz bir hasta gibi göstermeye çalışılmasını da kabul etmiyorum.
Nisa hanım halen yapılan işin ve sonucun arkasında olduğumuzu belirtip sizi açıkça işlem konusunda bilgilendirdiğimizi iletiyoruz. Kulak oranları korunarak mümkün olan sınırlarda ameliyatınız yapılmıştır. Bu oranların ne olduğunu da yukarıda size ilettik. Bu nedenle iddialarınızın gayriilmi ve ütopik olduğunu defaaten size bildiriyoruz. Kaldı ki aydınlatılmış onam formunda yazılanları iletmemizin nedeni de tamamen bu. Lokal anestezi ile ameliyat edildiniz ve ameliyat sonunda bilinçli bir şekilde işlem sonucu size gösterildi. Pansumanınız açıldığında tekrar size kulaklarınız gösterildi ki bu aşamada Herhangi bir sıkıntınız yoktu. Tabii ki beğenip beğenmeme durumunuza saygı gösteriyoruz. Fakat tekrar size iletiyoruz ki kliniğimiz hastaya zarar verecek her türlü işlemden kaçınır. Hastanın isteği makul bir zeminde oldukça değerlendirilip önerilerde bulunulur. İşleyişimiz yaklaşımımız bu şekildedir. Memnuniyetsizliğinizin ana nedenin istediğiniz ölçülere kulağınızım getirilmemesi ve kulak törpülenmesi gibi literatürde olmayan bir işlem olduğunu hatırlatırız. Kliniğimiz kontrol randevularına gelmeyip peşin hüküm verdiğiniz için iddia ettiğiniz iyileşme döneminde vuku bulan asimetriyi bizim bilme şansımız olmadığı gibi bir öneride bulunma olasılığımız da olmayacaktır. Saygılarımızla.
Verdiğiniz cevap, dile getirdiğim temel hususlara yine yanıt vermemektedir. Benim şikayetim yalnızca kulağımın “istediğim ölçülere getirilmemesi” değildir. Ameliyat sonrasında kulağımın üst kısmında ortaya çıkan belirgin şekil ve kıvrım bozukluğunun, kıkırdak görünümünün ve iki kulak arasındaki bariz asimetrinin nasıl açıklanacağını da belirtmenizi bekliyorum. Bunların tamamını “iyileşme döneminde oluşan asimetri” şeklinde açıklamak, mevcut görüntünün nedenini ortaya koymamaktadır. Ameliyat öncesinde talebimi son derece açık şekilde ifade ettim: doğal görünüm önceliğim olmadığını, kulağımın mümkün olduğunca küçültülmesini istediğimi söyledim. Eğer bu talebim tıbben uygun, uygulanabilir veya makul görülmüyorsa bunun işlemden önce açıkça tarafıma bildirilmesi gerekirdi. Bana “İstediğiniz sonucu bu yöntemle sağlayamayız” denilmiş olsaydı, ameliyatı yaptırıp yaptırmamaya buna göre karar verirdim. İşlem gerçekleştirildikten ve ücret ödendikten sonra talebimin “gayriilmi” ve “ütopik” olarak nitelendirilmesi, neden ameliyat öncesinde bu şekilde bilgilendirilmediğim sorusuna cevap değildir. Ayrıca lokal anestezi altında ameliyat sonunda kulağımın bana gösterilmiş olması, sonucu kabul ettiğim veya ilerleyen süreçte ortaya çıkacak görünümü onayladığım anlamına gelmez. Ameliyat masasındaki ilk görüntü ile iyileşme sürecinde ortaya çıkan görüntünün aynı olmadığı açıktır. Bugün şikayet ettiğim hususlardan biri de ameliyat sonrasında belirginleşen üst kısımdaki şekil/kıvrım bozukluğudur. Bunun neden meydana geldiğine ilişkin ise cevabınızda herhangi bir somut açıklama bulunmamaktadır. Kontrole gelmemiş olmamın sürekli öne sürülmesi de şikayetimin esasını değiştirmemektedir. Kontrole gelmem, ameliyat öncesinde açıkça belirttiğim beklentinin karşılanmamış olmasını veya mevcut şekil bozukluğu ve asimetriyi geriye dönük olarak ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla aynı genel açıklamaları tekrarlamak yerine iki soruma açıkça cevap verilmesini bekliyorum: Talebim tıbben uygun veya gerçekleştirilebilir değilse bu neden ameliyattan önce tarafıma söylenmedi? Ameliyat sonrasında kulağımın üst kısmında ortaya çıkan belirgin şekil/kıvrım bozukluğu ile iki kulak arasındaki mevcut asimetriyi nasıl açıklıyorsunuz? Şikayetimin özü budur. Sonradan talebimi “gayriilmi” ve “ütopik” olarak nitelendirmek, işlem öncesindeki bilgilendirme sürecini ve bugün mevcut olan sonucu açıklamamaktadır.





