Mahkemenin Tedbir Nafakası Talebini Gerekçesiz Reddetmesi Ve Çalışanların Küçümseyici Tutumu
Anadolu 18. Aile Mahkemesi’nde görülen davamda 26/210 dosyada yeni deliller sonrası maddi durum zorluğundan ötürü ve karşı taraf olan Davalının 20 milyon nakdi olması karşısında yaklaşık 2 aydır tedbir nafakası (önlem) talep etmemize rağmen, mahkeme bu talebimizi tmk 332 gereğince değerlendirmemekte ve açık, gerekçeli bir karar yazmamaktadır. Talebimizle ilgili olarak esaslı bir inceleme yapılmadığını, yalnızca kenara iliştirilmiş nitelikte kısa bir cümle ile geçiştirildiğini görüyordum. 2 bankadan icralık durumda olmam ve karşı tarafın 20 milyon gerçek nakdi olması sonucu, yaşam mücadelesini yürütebilmem amacıyla acil nafaka talebinin böyle değerlendirilmemesi kabul edemediğim bir şeydir.
Kalemi telefonla aradığımda ve dilekçemi hakime hatırlatmak istediğimi talep ettiğimde kendi hukuki yorumlarını katmaktalar ve karşı argüman ve kanun bilgisi verince de "sen mi biliyorsun kanunu" gibi lakayıt ve küçümser tavırlarla tarafımı aklınca aşağılamaya çalışan bir tavır içerisinde olduklarını gördüm. Onlar elbette kanun bilmek zorunda değiller ancak hem kanun bilmeyip hem de "sen mi biliyorsun" tavrına girmeleri onları hem komik duruma düşürmekte hem de ayrıca maddi anlamda zorluk çeken birine karşı böyle küçümser tavırlar yapan birilerinin adliyede kalem olarak çalışması Türk adaletinin saygınlığına gölge düşürmektedir. Daha nafaka davalarında hakimin önlem alma yükümlülüğü olan tmk 332 sen bir haber olmalarına rağmen bu tavırlarla vatandaşı üzmeye hakları yok. Belki de benim bu kadar bilgiden yoksun halde gördüğüm durumdaki kalemlerle tartışmam fuzuliydi ancak amacım zaten onların dilekçemi hakime hatırlatmaları olmuştu. Tedbir ve esas aynı sonucu doğurmamalı gerekçesi ile tedbirin reddedilmesi de tedbirin doğasına aykırıdır. Bu tabi hukuki bir konudur ancak ben burada özellikle de vatandaşı küçümseyen tavırdaki çalışanlar ile hukuki sorumluluğu bulunan hakimin reddetse bile ilgili kanun hükümlerine göre izahatlı bir karar yazmamasını şikayet ediyorum. Yoksa kararlar elbette bağımsızdır ancak bu kararları alırken uygulanan usuller de yasaya uygun değilse şikayet sebebidir.
Yani verilen kararlarda Anayasa ve usul hükümlerine göre kanun yollarını gösterme yükümlülüğüne de gerektiği gibi uyulmadığını, bu nedenle hangi yola ne şekilde başvuracağım konusunda da açık bir bilgilendirme yapılmadığını düşünüyorum. Mahkemenin hem tedbir nafakası talebimizi ciddiyetle ve yasal çerçevede değerlendirmesini hem de kararlarında gerekçe ve kanun yolu gösterme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmesini talep ediyorum.
Bu süreçte görevini tam olarak yerine getirmeyen yargı mensupları hakkında da gerekli inceleme ve denetimin yapılmasını istiyorum.




