Öğretmenin Fiziksel Özelliklere Dayalı Prenses Seçimi Ve Sözlü Baskısı
Bartın Açı Koleji’nde 5. sınıfta okuyan çocuğumla ilgili yaşadığımız bir durumu paylaşmak istiyorum. Dönem sonu etkinliklerinde öğretmenle, etkinlikteki prenses rolü seçimlerinin adil olmadığı konusunda görüştüğümüzde, kendisi seçimleri çocukların fiziksel özelliklerine göre yaptığını, “O prensesi kaldıramaz, altında ezilir diye düşündüm” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu ifade bizi son derece kırdığı için çocuğumuz üzülmesin diye bu cümleyi ona özellikle aktarmadık.
Konu idareye yansıdı, biz de bir açıklama ve düzeltme bekledik. İdare tarafından öğretmenin bizi arayıp yanlış anlaşılmayı düzelteceği söylendi; ancak böyle bir dönüş yapılmadı. Aksine, bu olaydan sonra öğretmen derslerde çocuğumuza karşı sözlü olarak zorlayıcı ve baskılayıcı bir tavır sergilemeye devam etti.
Daha da üzücü olan, öğretmenin bu konuyu kendi çocuğuna da sınıfta aktarması ve bu nedenle çocuğumuzun, öğretmenin çocuğu tarafından da zor davranışa maruz kalması oldu. Biz çocuğumuzu korumak için öğretmenin sözlerini ona anlatmazken, buna rağmen sınıfta bu şekilde bir zor davranışla karşılaşması çocuğumuzu psikolojik olarak olumsuz etkiledi.
Mayıs ayından bu yana devam eden bu süreçte, tayin durumumuz nedeniyle hem idare hem de öğretmen tarafından adeta yok sayıldığımızı hissediyoruz. Velisi olduğumuz çocuğun yaşadığı bu zor davranış ve yapılan uygunsuz açıklamaların ciddiyetle ele alınmasını, süreçle ilgili tarafımıza net bir açıklama yapılmasını ve benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve pedagojik adımların atılmasını bekliyoruz.
Çocuğumuzun daha fazla yıpranmaması ve okulda kendini güvende hissedebilmesi için konunun acilen değerlendirilmesini ve bize yazılı ya da sözlü, somut bir geri dönüş yapılmasını talep ediyorum.
9 Mayısta başladı olay. Aşama aşama psikolojik olarak çocuk çökertilmeye çalışıldı öğretmeni tarafından. Çocuğumun hasta olduğu zamanda "senin gözünün feri gitmiş" "odak noktan değişti sanki " "münazarada başkansın ama aktif değilsin istersen başkasına verelim " çocuk doroti elbisesi yok diyor "hayır o verilen prensesin kostümünü giyeceksin " diyor. Bunları kendisine söylüyorum. Bana prensesin altında ezilmesin diye seçmedim kaldıramaz diye seçmedim diyor. Çocuğu alıyoruz etkinlikten başka etkinliğe katıp idare ile de konuşuyoruz. Güya arayıp durumu düzeltecek öğretmen. Aramadığı gibi sınıfta her çocukla göz teması kurup bizim çocuğu yok sayarak doroti prensesiyle ilgili açıklamalarda bulunup sizin nazınızı tribinizi çekemem diyor. Konu ile tekrar idareye gittiğimizde öğretmenin hatalı olduğu söyleyen müdür yardımcısı öğretmenin yanında onu savunur üsluba giriyor. Durum düzelmediği gibi sorunu çocuğuna aktarıp kızım çocuğu tarafından da zorbalanıyor. 19 mayısta tayin olduğumuz için kızım üzülüp arkadaşlarıyla gruptan paylaşırken öğretmenin çocuğu mutluluğunu ifade ediyor. Münazara günü kızımın hasta olup katılamaması sebebiyle yine aynı şahsın çocuğu bir başka arkadaşının yanında Ayşe Nazı hiç sevmiyorum. Gittiği an hemen engelleyip sileceğim diyor. Aslında bunlar çok iyi anlaşan birlikte oynayan çocuklar iken annenin olayı çocuğa aktarması sebebiyle çocuk da kızıma kin tutmuş gözüküyor. Yaşanılan sıkıntıları biz çocuğumuza yansıtmamıştık ama artık açıklama gereği duyduk.
Çocuğum mayıs ayından beri Türkçe öğretmeni tarafından sistematik olarak bu şekilde psikolojik şiddete maruz kalmıştır. Çocuğum yok sayılmıştır. Aynı şekilde etkinlik günü anne babası olarak biz de yok sayıldık ve görmezden gelindik bu öğretmen tarafından. Hatasını anlayıp durum düzeltmek yerine yenilerini ekledi kendileri.
Zaten öğretmen bu tür konuşmaların kırıcı olduğunu düşünmüyor. Eşime açıklama yaparken başka bir öğrenciye söylediği cümleyi de örnek olarak anlatmış. Bir çocuğumuz dramada rol almak istemiş çocuğa "sen daha okuma sınavını yapamıyorsun bu görevi nasıl yapacaksın" demiş. Biz bize kurduğu " o karakterin altında ezilir, onu kaldıramaz fiziksel özelliğine uymuyor " cümlesini çocuğumuza kurmadı diye şükrettik.

