Bugün Zeytinburnu Olivium Alışveriş Merkezi'ndeki Nike mağazasından üç adet ürün beğenip kasaya ödemeye gittim. Ürünleri koymak için poşet isteyip istemediğim sorulduğunda, 'Evet, isterim. Ancak bu poşeti ücretli mi satıyorsunuz?' diye sordum. Çünkü iki-üç hafta önceki alışverişimde poşet için ücret ödememiştim. Kasadaki görevli, 'Evet, ücret almak zorundayız.' dedi ve kağıt poşet çıkardı. Ben de, 'Ama bu kağıt poşetin yasal bir zorunluluğu yok. Firmalar, kağıt poşet yaptırarak yasal zorunluluktan kaçıyor ve çevre duyarlılığı sergiliyor gibi görünüyorlar. Üstelik birçok firma bunu ücretsiz veriyor. Yani devletin bir zorunluluğu yok, burada sizin keyfiliğiniz söz konusu olmalı.' dedim. Bunun üzerine kasadaki görevli, 'Bize poşeti ücretli satın diyorlar, biz de öyle yapıyoruz.' dedi. Ben de, 'O zaman bir yöneticiyle konuşmak istiyorum.' dedim. Bu sırada, kasada çalışan bayanın yanına başka bir bayan geldi ve 'Eğer ücretli istiyorsanız alın, almıyorsanız bizi oyalamayın.' dedi. Bunu duyunca sinirlenmeme rağmen, kendimi kontrol ederek, 'Bu zorunluluk değil, keyfilik. Sizden başka ücret talep eden yok, daha önceden de istememiştiniz.' dedim. Bu esnada yanıma genç bir erkek çalışan geldi ve 'Bağırma, almıyorsan çık git!' dedi. Ben de sinirlerime hakim olmaya çalışarak, 'Ne yapacaksınız, hadi yapın görelim.' dedim. Erkek çalışan diklenmeye devam etti ve kavgaya meyilli bir tavır sergiledi. Neyse ki, müşteriler araya girerek durumu yatıştırdı. Çıkışa doğru yürürken, kasada alışveriş yapan bir bayanın sorusuna, 'Hiçbir yerde almıyorlar, burada alınıyorsa tepkimi gösteriyorum.' dedim. Daha önce tartıştığım genç erkek çalışan, 'Hala mı konuşuyorsun, git buraya gelirsem...' demeye başladı. Ben de, 'Bakın, Ramazan ayında oruçluyum, lütfen başka yerde bela arayın.' dedim ve mağazadan ayrıldım. Bundan sonra Nike mağazasından bir ürün almayacağım ve çevremdeki hiç kimseye de aldırmayacağım.
Yorumlar